13.06.2019 - Ekipler Amirliğine Hoş Geldiniz

Anaokulu ve okul öncesi eğitimin önemi

Anaokulu ve okul öncesi eğitimin önemi

Anaokulu ve Okul Öncesi Kavramları

Kamu okulları ve anaokulu, okul öncesi programları önemli oranda artış göstermiştir .
Erken çocukluk eğitiminin özelliğini değiştiren üçüncü toplumsal değişim kamu okullarındaki anaokulu ve anaokulu öncesi programlarının artmasıdır. Bu genişlemenin doğası genel olarak Amerikan eğitimindeki sorunların bazılarına işaret etmektedir. Amerikan eğitimi ciddi bir sıkıntı içerisindedir.
Amerikan endüstrisini model alarak, Amerikan şirketlerini yabancı rekabet için kolay bir marka haline getiren birçok hastalığın sıkıntısını çekmektedir. Eğitim yönetsel açıdan dengesiz, tamamen yetkeci ve hiyerarşiktir. Eğitimin, eğitim yayınları ve test endüstrisiyle olan yakın bağları nedeniyle yeniliklerin hemen hemen tamamen önü kesilmiştir. Buna ek olarak, etkili bir değişimin önü, pedagojiden çok çıkara ve politikaya dayanabilen kararları olan eğitim kurullarıyla da tıkanmaktadır.

Okul Öncesi Eğitimin Tarihsel Gelişimi

1960’ların sonlarına doğru, anaokulları eğitim kurumlarının bir parçası değildi. Beş yaşındaki çocukların % 50’sinden azı anaokullarına kayıtlıydı. Dahası, anaokulları yarım günlük bir program uyguluyordu ve sınıflar bloklar gibi malzemeleri kullanarak ön-akademik kavramları ve becerileri öğrenmek için düzenlenmişti.
Çocuklara okumayı öğretmekten çok kitap okunuyordu ve çocuklar çalışma defterlerine sayıları yazmak yerine boncuklar ve çubuklarla toplama ve çıkarma yapıyorlardı. Çocuklar hayvanları ve bitkileri inceleyerek bilimsel
gözlemi, yemek ve kek yaparak kimyayı ve ölçmeyi, konuşarak, dinleyerek ve hikayeler uydurarak dili öğreniyorlardı.
1960’lı yılların başlarında anaokulu küçük çocuğun yetenek ve ilgilerine çok iyi uyuyordu. Bunların hepsi, anaokulu kayıtlarındaki hızlı artış ve birçok toplumda tam gün uygulamasının ve anaokulu öncesi programlarının yaygınlaşmasıyla değişti.

Okul Öncesi Eğitim İhtiyacının Belirmesi

Bu yaygınlaşma, en çok çalışan anababaların gereksinmelerini karşılamak için gerçekleşti. Anababalar, okulları çocukları için güvenli bir cennet olarak görmektedirler.
Anaokulu binaları düzenli olarak denetlenmektedir, öğretmenler yetkilidir ve okulların diğer çocuk bakım merkezlerinde genellikle olmayan güvenilirlik ve devamlılık geçmişleri bulunmaktadır.
Aynı zamanda kamu okulları parasızdır.
Çocuklar için uygun ve makul ücreti olan diğer çocuk bakım merkezleri olmadığı için anababalar doğal olarak küçük çocukları için de (daha büyük çocukların bakımı için okullara güven söz konusu olduktan sonra) okullar aramaya başladılar. Kredi kazanan okullar, geliştirilmiş anaokullarına ve anaokulu öncesi programlarına duyulan gereksinime yanıt verdiler. Diğer taraftan, ne yazık ki birçok okul müdürü ve
yöneticisi erken çocukluk eğitimine ilişkin çok az şey biliyordu. Bu nedenle bazı anababaların erken eğitim isteklerinden gereksiz yere etkilenmişlerdir.
Dahası eğitim yöneticileri bu geliştirilmiş programları desteklemek için fon isteklerini savunmak zorunda kaldıklarında, erken eğitimin öngörülen yararları güçlü bir kanıt oldu.
Okul yönetim kurulları, yasa koyucular ve seçmenler, testler ve çalışma kitapları için bloklar ve legolar için olduğundan daha fazla para harcamaya isteklidirler.

Amaç Sadece Öğretim Değil

Birçok anababa gibi birçok okul da “daha erken daha iyidir” eğitim psikolojisi akımını yanlış nedenlerle kabul edip desteklediler. Bir zamanlar esnek ve bağımsız olan kamu anaokulu, işte bu şekilde eğitim kurumunun rapor-kartı taşıyan bir üyesi haline geldi. Küçük çocuklar için bunun anlamı ilkokul birinci sınıfa başlamadan önce, önceden belirlenmiş bir dizi beceriyi öğrenmek zorunda olduklarıdır.
Okullar, küçük çocukların gereksinimlerine uyum sağlamak yerine bu çocukları eğitim merdiveninin dar ve sınırlı ilk basamağına sıkıştırmaya çalışmaktadırlar. Anaokulu çocuklarının büyük bir bölümünün bu ilk basamağa ulaşmaması nedeniyle eğitimsel çözümler kestirilebilir: Çocuğa test uygulama, okula başlama yaşını yükseltme, çocuğu anaokulunda sınıfta bırakma ya da çocuğu geçiş sınıfına yerleştirme. Araştırmalar, bu çözümlerin bazı çocuklar için işe yaradığını göstermesine karşın, bunlar çoğunluk için verimli değildir.
Bu konu, Eyalet Eğitim Bölümü’ndeki Erken Çocukluk Uzmanları Ulusal Birliği tarafından, okulöncesi test uygulamalarının, gecikmiş okula başlamanın ve geçiş sınıflarının sınıfta kalmanın farklı bir biçimi olduğu savunularak titizlikle ele alınmıştır.

Sınıfta kalma, hangi biçimiyle olursa olsun çocukları riske sokmaktadır : Sınıfta bırakılan çocuklar daha fazla toplumsal gerileme göstermekte, daha fazla davranış sorunu sergilemekte, sınıfta kalmakla bağlantılı olarak daha fazla kaygı duymakta ve liseden mezun olmadan (sınıfta bırakılmayan çocuklarla karşılaştırıldığında) daha fazla okulu bırakmaktadırlar (NAECS/SDE, 1987).

Eğitim üzerine tüm dosyalar, haberler, son gelişmeler, yardımcı kaynaklar … EĞİTİM

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.